Zaman ve ben  

 

Karanlık gündüzü göğsünden emdi            

Işıktan geceyi doğurdu zaman                  

Gönlümü bir sevda sarınca şimdi                     

Bir büyük günahı çağırdı zaman

 

Kâbusla doldurdu pembe rüyamı             

Çözemedim asla bu bir riya mı                   

Çektiğim her türlü derdi ve gamı               

Duymadı, bilmedi, sağırdı zaman

 

Zulümle çarmıha taktı gönlümü                        

Bir vefasız için yaktı gönlümü                     

Bahtımı kararttı yıktı gönlümü                         

İplik iplik çile, eğirdi zaman

 

Kahvede harcadım barda harcadım                

İçkide kumarda zar da harcadım                     

Yoku bilinmeyen varda harcadım                   

Ömrün israfını bağırdı zaman

 

Kurudu gözler seller er bitti                       

Hedefsiz olunca yollar er bitti                       

Nafile çırpınış yıllar er bitti                            

Eceli bu cana değirdi zaman

 

Fidanım büyümez çorak bir bağım              

Kurudu, çatladı, susuz toprağım               

Hazanda sararıp düşen yaprağım             

Rüzgarın önünde savurdu zaman

 

Yıllar iz bıraktı solgun yüzlerde                        

Bir damla yaş oldun dargın gözlerde            

Sabahı bekleyen yorgun gözlerde              

Yumulmuş kirpikten ağırdı zaman.

                            

                                hebil akan