Zoraki Veda

 

Bir ümit yitirdim, bir gönül  öldü

Sevda yollarında dün akşam üstü    

Beni kahreden şans, ellere güldü  

Sevda yollarında dün akşam üstü.

 

Kulak asmadığın bir nida vardı     

Gecede çınlayan bir seda vardı

Gözyaşıyla dolu bir veda vardı       

Sevda yollarında dün akşam üstü

 

Gülleri dalından nasıl yolmuşlar 

Dökülüp yerlere cansız solmuşlar    

Islak bir mendil, bir gül bulmuşlar 

Sevda yollarında dün akşam üstü

 

Damağım kurudu dur diye diye            

Ne hale getirdin gör diye diye 

Yalvardım Leyla’ya yar diye diye  

Sevda yollarında dün akşam üstü

 

Bazen boyun büktüm bazen hıçkırdım

Bazen nara attım, bazen haykırdım  

Bilir misin ki sen kaç kadeh kırdım

Sevda yollarında dün akşam üstü

 

İlkbaharken birden güz kesti gönlün       

Hasret kutup’undan buz kesti gönlün

Neden ayrılığa söz kesti gönlün     

Sevda yollarında dün akşam üstü

…………………………………... ………

……... ……………………………………

Kalp kırmayın demiş cenabı Huda           

Kırmadı mı şimdi bu haksız veda?       

Bitti …biliyorum bir fani sevda.     

Sevda yollarında dün akşam üstü

 

Sırtımdan inince böyle fani yük               

Gördüm ki bastığım dal ince, çürük       

Anladım ki Mevla aşkı en büyük     

Sevda yollarında dün akşam üstü

 

Günah döktüm..mutlu..mutlu ağladım 

Gönlümü başka Leyla'ya  bağladım      

Sayende yüce Mevla’ya bağladım 

Sevda yollarında dün akşam üstü

                            1982 /Hacettepe

                                    Hebil Akan